Hz. Ali (a.s) Buyurdu ki:

B├╝y├╝k g├╝nahlar─▒n kefareti, zulme d├╝┼č├╝nlere yard─▒m etmek, acze d├╝┼č├╝nleri ferahland─▒rmakt─▒r.
Hz. Ali -
┼×─▒k┼č─▒k─▒yye Hutbesi PDF Yazd─▒r e-Posta
Administrator taraf─▒ndan yaz─▒ld─▒.   


Andolsun Allah'a ki fil├ón, onu bir g├Âmlek gibi giyindi; oysa daha iyi bilirdi o, ben hil├ófete nispetle de─čirmen ta┼č─▒n─▒n mili gibiydim; hil├ófet benim ├ževremde d├Ânerdi; sel benden akard─▒; hi├žbir ku┼č, u├žtu─čum yere u├žamazd─▒. Hil├ófetle arama bir perde ├žektim; onu koltu─čumdan silkip att─▒m. D├╝┼č├╝nd├╝m; kesilmi┼č elimle hamle mi edeyim; yoksa bu kapkaranl─▒k k├Ârl├╝─če sab─▒r m─▒ edeyim? Hem de ├Âylesine bir k├Ârl├╝k ki ihtiyarlar─▒ tamam─▒yla y─▒prat─▒r; ├žocu─ču kocalt─▒r; inanan da Rabbine ula┼č─▒ncaya dek bu zulmette zahmet ├žeker.(1)

G├Ârd├╝m ki sabretmek daha do─čru; sabrettim; ettim ama g├Âz├╝mde diken vard─▒, bo─čaz─▒mda kemik vard─▒; mir├ós─▒m─▒n ya─čmaland─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝yordum. Birincisi, ona fal├óna verip gitti (2) (sonra A'┼č├ó'n─▒n ┼ču beytini okudular:)

Bug├╝n deveye binmi┼čim; yolculuk zahmetine d├╝┼čm├╝┼č├╝m;

C├óbir'in karde┼či Hayyanla bulundu─čum g├╝nle bu g├╝n├╝m k─▒yaslan─▒r m─▒ hi├ž? (3)

Ne de ┼ča┼č─▒lacak ┼čey ki ya┼čarken halk─▒n kendisini b─▒rakmas─▒n─▒ teklif ederdi; ├Âl├╝m├╝nden sonra yerine ├Âb├╝r├╝n├╝n ge├žmesini sa─člad─▒. (4) Bu iki ki┼či hil├ófeti, devenin iki memesi gibi aralar─▒nda payla┼čt─▒lar. O, hil├ófeti, d├╝z ve d├╝zg├╝n olmayan ├žorak bir yere att─▒; s├Âz├╝ sertti, insan─▒ yaralard─▒; onunla bulu┼čup g├Âr├╝┼čeni┬á incitirdi. Meselelerde ┼č├╝phesi ├žoktu; ├Âz├╝r getirmesinin say─▒s─▒ yoktu. Onunla konu┼čan, arkada┼čl─▒k eden, serke┼č bir deveye binmi┼če benzerdi; burnuna ge├žen yular─▒n─▒ ├žekse burnu y─▒rt─▒l─▒r, yaralan─▒rd─▒; b─▒raksa ├╝st├╝ndekini hel├ók olma ├žukuruna g├Ât├╝r├╝r, atard─▒. Allah'─▒n bekas─▒na andolsun, halk, onun zaman─▒nda ne edece─čini ┼ča┼č─▒rd─▒; yoldan ├ž─▒kt─▒; renkten renge boyand─▒; oradan oraya yeldi-durdu. (5) Uzun bir zaman, ├žetin mihnetlere d├╝┼čt├╝m; sabrettim; derken o da yoluna d├╝z├╝ld├╝; hal├«feli─či bir toplulu─ča b─▒rakt─▒ ki ben de bunlar─▒n biriyim san─▒ld─▒.

Allah'─▒m, sana s─▒─č─▒n─▒r─▒m; ne de dan─▒┼čma toplulu─čuydu bu. Onlardan benim hakk─▒mda, birincisiyle ne vakit bir ┼č├╝pheye d├╝┼čen oldu ki bu ├že┼čit ki┼čilere kat─▒ld─▒m ben? Fakat inerlerken onlarla indim; u├žarlarken onlarla u├žtum; ini┼čte, yoku┼čta onlarla beraber oldum. ─░├žlerinden biri, hasedinden ger├žekten sapt─▒; ├Âb├╝r├╝, damad─▒ oldu─čundan ona uydu, benden y├╝z ├ževirdi; ├Âb├╝rleri de ├Âyle i┼čler ettiler ki anmak bile ├žirkin. (6)

Derken kavmin ├╝├ž├╝nc├╝s├╝ kalkt─▒; hem de bir halde ki iki yan─▒ da yelle dolmu┼čtu; i┼či g├╝c├╝, yedi─čini ├ž─▒karacak yerle yiyece─či yer aras─▒nda gidip gelmekti. Onunla beraber babas─▒n─▒n o─čullar─▒ da i┼če giri┼čtiler; Allah mal─▒n─▒ ilk baharda devenin otlar─▒, ├žay─▒r─▒-├žimeni yiyip s├Âm├╝rmesi gibi yediler, s├Âm├╝rd├╝ler. Sonunda onun da ipi ├ž├Âz├╝ld├╝; hareketi tezce yaralan─▒p ├Âld├╝r├╝lmesine sebep oldu, karn─▒n─▒n dolgunlu─ču onu bu hale getirdi; i┼čini tamamlad─▒ gitti. (7)

Derken, halk─▒n benim etr├óf─▒ma, s─▒rtlan─▒n boynundaki k─▒llar gibi ├╝┼č├╝┼čmesi kadar beni ├╝zen bir ┼čey olmad─▒; her y─▒ldan, birbiri ard─▒nca ├ževreme ├╝┼č├╝┼čt├╝ler; bir derecede ki kalabal─▒ktan Hasan'la H├╝seyn, ayaklar alt─▒nda kalacakt─▒ neredeyse. Koyunlar─▒n a─č─▒la ├╝┼č├╝┼čmesi gibi ├ževreme topland─▒-lar; bu hengamede elbisem bile y─▒rt─▒lm─▒┼čt─▒. (8)

Ama i┼či elimle ald─▒ktan sonra bir b├Âl├╝k, biatten d├Ând├╝; ahdini bozdu. ├ľb├╝r b├Âl├╝k ok yaydan f─▒rlar gibi f─▒rlad─▒, inanc─▒ndan vazge├žti; ├Âb├╝rleri de it├óatten ├ž─▒kt─▒; sanki onlar, her t├╝rl├╝ noksan s─▒fatlardan m├╝nezzeh Allah'─▒n "─░┼čte ├óhiret yurdu; biz onu, yery├╝z├╝nde y├╝celik ve bozgunculuk dilemeyenlere veririz ve sonu├ž, ├žekinenleridir" buyurdu─čunu duymam─▒┼člard─▒ (Kasas, 83). Evet, andolsun Allah'a, elbette duydular da, ezberlediler de; fakat d├╝nya, g├Âzlerine bezenmi┼č bir ┼čekilde g├Âr├╝nd├╝, onun bezentisi ho┼č geldi onlara. (9)[

Ama ┼čunu da bilin ki andolsun tohumu yarana, insan─▒ yaratana, bu topluluk, biat i├žin toplanmasayd─▒, Allah'─▒n, z├ólimin doyup zulmetmemesi, mazl├╗mun a├ž kalmamas─▒ hakk─▒nda bilginlerden ald─▒─č─▒ ahd-├╝ peyman olmasayd─▒ hil├ófet devesinin yular─▒n─▒ s─▒rt─▒na atard─▒m;┬á ├╝mmetin sonuncusunu, ilkinin k├ósesiyle suvar─▒r giderdim. Siz de anlam─▒┼čs─▒n─▒zd─▒r ki ┼ču d├╝ny├ón─▒z─▒n de─čeri, bir di┼či ke├žinin aks─▒r─▒─č─▒ndan da de─čersizdir bence.

(Demi┼člerdir ki: hutbelerinde s├Âz, buraya gelince, Irak ili halk─▒ndan biri kalkt─▒, Hazrete bir k├ó─č─▒t sundu. Hazret k├ó─č─▒d─▒ okumaya dald─▒lar. Okuyup bitince ─░bn-i Abbas, Ey M├╝minler Emiri dedi, s├Âz├╝ne, b─▒rakt─▒─č─▒n yerden ba┼člasan; Emir'├╝l-M├╝minin aleyhissel├óm buyurdular ki:)

Heyh├ót ey Abbas o─člu, bu, erkek devenin, esridi─či zaman a─čz─▒na gelen bir k├Âp├╝kt├╝; geldi, gene geriye gitti. (10)

Kaynak: Nehcul Bela─ča, s.168. Der yay.

--------------------

1- Hutbenin ba┼č taraf─▒nda ge├žen "fil├ón"dan maksat birinci halife Ebubekir'dir.

2- Buradaki falan"da ikinci halife ├ľmer'dir.

3- A'┼č├ó, Ebu-Basir Meym├╗n b. Kays't─▒r. Cahiliyye ┼č├óir-lerinden olan, sesi de gayet g├╝zel bulunan bu zat, ─░mri'├╝l-Kays ve N├ób─▒ga gibi ├╝nl├╝ ┼č├óirlerden say─▒lm─▒┼čt─▒r. Vakt-i Sa├ódete eri┼čmi┼č, Hz. Ras├╗l-i Ekrem'e (s.a.a) methiyeler yazm─▒┼č; onlar─▒, huzurunda okumaya giderken Ebu-S├╝yfan m├óni' olmu┼č, avdetinde, Menfuha denen yerde deveden d├╝┼č├╝p ├Âlm├╝┼čt├╝r. Heyyan, boyunun ulusu olan bir zatt─▒; ─░ran┬á ┼č├óh─▒yla dostlu─ču vard─▒, A'┼č├ó ile de dosttu; sohbet arkada┼č─▒yd─▒. B├óz─▒ sebeplerle ondan uzakla┼čm─▒┼čt─▒; o m├╝nasebetle s├Âyledi─či kas├«dede bu beyit ge├žer.

Emir'├╝l-M├╝mi'nin (a.s), bu beyti in┼čad ederek Hazreti Ras├╗l-i Ekrem (s.a.a) zaman─▒ndaki haliyle ondan sonraki haline i┼čaret buyurmaktad─▒r.

4- Ebubekir'in biatten sonra "B─▒rak─▒n beni, ben sizin en hay─▒rl─▒n─▒z de─čilim" dedi─či rivayet edilmi┼čtir. Bu s├Âz├╝, "Sizin en hay─▒rl─▒n─▒z olmad─▒─č─▒m halde beni, ba┼č─▒n─▒za getirdiniz; siz beni veliyy-i emr ettiniz" tarz─▒nda s├Âyledi─či de rivayetler aras─▒nda-d─▒r (Muhammed Abduh ┼×erhi, s.32, 3. not). Hz. Emir'i, Ebubekir'e g├Ât├╝rd├╝kleri zaman, ├ľmer, biat etmedik├že senden el ├žekmeyiz deyince ├ľmer'e, "─░yi sa─č bu s├╝t├╝, yar─▒s─▒ senin olacak; bug├╝n onun faydas─▒ i├žin d├╝z├╝p ko┼čtu─čun bir i┼č yar─▒n sana d├Ânecek" dedi─či rivayet edilmi┼čtir.

5- ├ľmer'in, z├ót─▒ i├žtihatlar─▒na i┼čarettir. Mesel├ó, 9. s├╗renin (Tevbe) 60. ├óyet-i ker├«mesinde zek├ót─▒n, yoksullara, hi├žbir varl─▒─č─▒ olmayanlara, zek├ót toplayan memurlara, m├╝ellefet'├╝l-kul├╗b'a (g├Ân├╝lleri M├╝sl├╝manl─▒─ča malla, servetle ─▒s─▒nd─▒r─▒lmak istenenlere), k├Âlelere, tutsaklara, bor├žlulara, yolda kalm─▒┼člara, Allah yolunda sava┼čanlara verilmesi buyrulmu┼čken, Ebubekir'in zaman─▒nda ├ľmer, art─▒k m├╝ellefet'├╝l-kul├╗ba vermeye l├╝zum kalmad─▒ demi┼č, onlara zek├ót verdirmemi┼čti. 8. s├╗renin (Enf├ól) 41. ├óyet-i kerimesinde ganimetin be┼čte biri Allah yolunda sarfedilecek, Peygamber'e ve yak─▒nlar─▒na, yetimlerine, hi├žbir ┼čeyi olmayanlar─▒na ve bu yolda sava┼čanlar─▒na verilecekken bu pay─▒ kald─▒rm─▒┼č, M├ólik b. N├╝veyre'yi, M├╝sl├╝man oldu─ču halde ├Âld├╝rten ve ┼čer'i s├╝resini beklemeden zevcesini alan Halid b. Velid'i, evvelce onun ┼čiddetle aleyhinde bulundu─ču halde, kendi zaman─▒nda ba─č─▒┼člam─▒┼č, hac t├Âreninden umreyi, t├Ârenden nis├ó tavaf─▒n─▒ kald─▒rm─▒┼č, M├╝slim'in riv├óyetine g├Âre kendi zaman─▒nda bile yap─▒la gelen muvakkat nik├óh─▒ yasak etmi┼čti. Ezandan, "Hayye al├ó hayr'il-amel-haydin en hay─▒rl─▒ i┼če" s├Âz├╝n├╝, halk ib├ódete koyulur da sava┼č─▒ bo┼člar diye okutmam─▒┼č, bir kerede ├╝├ž talak vermeyi, kad─▒n bo┼čamaktan halk─▒ ├žekindirmek i├žin c├óiz g├Ârm├╝┼č, s├╝nnet ve n├ófile namazlarda cem├óat olmad─▒─č─▒ halde ter├óvih namaz─▒n─▒ cemaatla k─▒ld─▒rm─▒┼č, su bulunmad─▒─č─▒ vakit teyemm├╝mle namaz k─▒l─▒nmamas─▒n─▒ emretmi┼č, miras ve iddet meselelerinde i├žtihatlarda bulunmu┼čtu. Daha bu ├že┼čit bir├žok i├žtihatlar─▒ olmu┼č, sabah ezan─▒na "namaz uykudan hay─▒rl─▒d─▒r" s├Âz├╝n├╝ katm─▒┼čt─▒ (Ali ku┼č├ž─▒'n─▒n "┼×erh-u Tecrid"inde, "im├ómet" bahsin├«n sonlar─▒nda;┬á "En-Nass-u ve'l-─░├žtih├ód"a da bak─▒n─▒z, 1383-1943, s. 199-220). M├ólik'in "El-Muvatta"─▒ ve Zerkaan├«'nin ┼×erhi, c├╝z' 1, s.25.Abd├╝l-Huseyn Ahmed'il-Emini'nin "El-Gadir-u fi'l-Kit├ób─▒ ve's-S├╝nneti ve'l-Edeb"inin 7. c├╝z'├╝ne de bak─▒n─▒z; 2. bas─▒m, Tehran-1372, s.63-64).

6- ├ľmer yaralan─▒nca vefat edece─čini anlay─▒p yan─▒nda-kilere Ebu-Ubeyde sa─č olsayd─▒ onu halife yapard─▒m; Huzeyfe'nin k├Âlesi S├ólim┬á sa─č olsayd─▒ bu i┼či ona verirdim demi┼č, sonra yedi ki┼činin ad─▒n─▒ s├Âylemi┼č, bunlardan S├óid b. Zeyd'i kendi soyundan olmas─▒ dolay─▒s─▒yla ├Âb├╝rlerine katmam─▒┼č, Sa'd b. Ebi-Vakkas, Abdurrahman b. Avf, Talha, Z├╝beyr, Osman ve Ali'den meydana gelen bir ┼č├╗r├ó kurulma-s─▒n─▒, ┼č├╗r├óya Abdurrahman'─▒n riy├óset etmesini s├Âylemi┼čti. Ancak bunlardan Sa'd'i serttir, Abdurrahman b. Avf'─▒, bu ├╝mmetin Kar├╗n'udur diye yerdi. Talha'n─▒n kibirli, Z├╝beyr'in nekes oldu─čunu, Osman'─▒n boyunu sevdi─čini, Ali'nin de halifeli─če haris bulundu─čunu s├Âyledi. Sonra Suheyb'e, ├╝├ž g├╝n halka namaz k─▒ld─▒rmas─▒n─▒ emretti. Ebu-Talha'y─▒, elli ki┼čiyle, ┼č├╗r├ó erk├ón─▒n─▒n toplad─▒─č─▒ evi ku┼čatmaya memur edip bunlar─▒n be┼či birle┼čir, birisi ayr─▒l─▒rsa onun ├Âld├╝r├╝lmesini, ├╝├ž├╝ birini ├╝├ž├╝ de ba┼čka birini tutarsa Abdurrahman'─▒n bulundu─ču taraf─▒n kab├╗l edilmesini s├Âyledi. Abdurrahman kendisini ve Sa'd'i bu i┼čten ay─▒rd─▒. Sa'd ise ona; Osman sana biat ederse ├╝├ž├╝nc├╝ biat eden ben olurum; fakat Osman'─▒ tayin edersen Ali taraf─▒n─▒ tutar─▒m dedi. Nihayet Abdurrahman, Ali'ye, Ebubekir ve ├ľmer'in yolunu tutup tutmayaca─č─▒n─▒ sordu. Ali, ben Allah'─▒n kitab─▒, Peygamber'in s├╝nneti ├╝zere ve kendi i├žtihad─▒mla hareket ederim cevab─▒n─▒ verdi. Ayn─▒ suali ├╝├ž kere Osman'a sordu; Osman her ├╝├ž├╝ne de m├╝spet cevap verince ona biat etti. Bir de ┼ču var:

┼×├╗r├óda riyaset eden Abdurrahman'─▒n zevcesi ana taraf─▒ndan Osman'─▒n k─▒z karde┼čiydi. Sa'd b. Ebi-Vakkas, Abdurrahman'─▒n amca o─čullar─▒ndand─▒, ikisi de Z├╝hre o─čullar─▒ boyundand─▒; ayr─▒ca Hazreti Emir'le de aras─▒ a├ž─▒kt─▒. Sa'd'in anas─▒, S├╝fyan b. ├ťmeyye b. Abd├╝┼č┼čem'in k─▒z─▒yd─▒; Ali, bu boydan bir ├žo─čunu sava┼člarda ├Âld├╝rm├╝┼čt├╝. Talha Teyim boyundand─▒; bu boyun H├ó┼čim o─čullar─▒yla aras─▒ a├ž─▒kt─▒. Nitekim sonradan, Osman'─▒n kan─▒n─▒ almak bahanesiyle isyan─▒ da, gizledi─či fikri a├ž─▒─ča vurdu. Z├╝beyr, Ebubekir'in hil├ófetinden beri Ali'ye taraftar g├Âr├╝nmekteydi, fakat halifeli─če ├Âzendi─či sonraki isyan─▒yla meydana ├ž─▒kt─▒.

┼×├╗r├ódan sonra Mikd├ód b. Esved'in, Abdurrahman'a, "andolsun Allah'a ki Ali'yi terk ettin ama o, hak ├╝zere h├╝k├╝m veren ve ger├žek olarak adalete riayet edenlerdendi" demi┼č, "Kurey┼č'e bak─▒yorum, en do─čru s├Âyleyen, en ger├žek olarak h├╝kmeden ki┼čiyi b─▒rak─▒yor" s├Âzlerini de s├Âz├╝ne eklemi┼čti. Abdurrahman, korkuyorum fitneye kap─▒lmandan, Allah'tan ├žekin s├Âz├╝yle Mikd├ód'a cevap vermi┼čti. Sonra Osman'─▒n zaman─▒ndaki ayaklanma s─▒ras─▒nda Abdurrahman'a, bu, ellerinle haz─▒rlad─▒─č─▒n ┼čey demi┼č, o da, ben b├Âyle sanm─▒yordum, fakat Allah'a and olsun, onunla konu┼čmayaca─č─▒m art─▒k demi┼č, s├Âz├╝n├╝ de tutmu┼č, ├Âl├╝m hastal─▒─č─▒nda kendisini dola┼čmaya gelen Osman'dan y├╝z├╝n├╝ duvara ├ževirmi┼č, ona bir s├Âz bile s├Âylememi┼čti (Muhammed Abduh ┼×erhi, s.34-35, 1. not).

7- Osman, Abd├╝┼č┼čems o─člu ├ťmeyye o─člu Ebi'l-├és'─▒n o─člu Affan'─▒n o─čludur. Yetmi┼č be┼č, yetmi┼č alt─▒, di─čer rivayette seksen, yahut seksen sekiz y─▒l ya┼čam─▒┼č, hicretin yirmi d├Ârd├╝nc├╝ y─▒l─▒nda halifelik makam─▒na gelmi┼č, on iki y─▒ldan on iki, yahut sekiz g├╝n eksik bir m├╝ddet hilafet makam─▒nda kalm─▒┼č, hicretin otuz be┼činci y─▒l─▒ zilhiccesinin┬á on sekizinci g├╝n├╝ ├Âld├╝r├╝lm├╝┼čt├╝. Hazreti Ras├╗l'├╝n (s.a.a), Rukayye, sonra da ├ťmm├╝ K├╝ls├╗m adl─▒ iki k─▒z─▒n─▒ ald─▒─č─▒ndan Z├╝'n-N├╗reyn, y├óni iki nur s├óhibi diye an─▒lm─▒┼čt─▒r. Kavmin ├╝├ž├╝nc├╝s├╝nden maksatlar─▒ Osman'd─▒r.

Osman, ana taraf─▒ndan karde┼či Vel├«d b. Ukbe'yi K├╗fe'ye tayin etmi┼č, beyt├╝lm├óli, s─▒la-i rahimde bulunuyorum diye ├ťmeyye o─čullar─▒na pay etmi┼č, Hazreti Ras├╗l'├╝n (s.a.a) Med├«ne'den s├╝rd├╝─č├╝ Hakem'i ve o─člu Mervan'─▒ Medine'ye getirtmi┼č, k─▒z─▒n─▒ Mervan'a vermi┼č beyt├╝lm├ólden ona y├╝z bin dirhem verdi─činden ba┼čka Fedek'i de demlik etmi┼č, Hakem'e y├╝z bin, Abdullah b. H├ólid b. ├ťseyyid'e d├Ârt y├╝z bin dirhem ihsanda bulunmu┼č, di─čer k─▒z─▒n─▒ H├óris b. Hakem'e verip ona da beyt├╝lm├ólden y├╝z bin dirhem ba─č─▒┼člam─▒┼čt─▒r. Ebu-S├╝fy├ón'a iki y├╝z bin dirhem vermi┼č, Medine yaylaklar─▒n─▒ ├ťmeyye o─čullar─▒n─▒n hayvanlar─▒na tahs├«s edip Trablus'tan Tanca'ya dek b├╝t├╝n Afrika gelirini Abdullah b. Sa'd b. Ebi-Serh'a ba─č─▒┼čla-m─▒┼čt─▒r. B├╝t├╝n bunlar, Velid b. Ukbe'nin, K├╗fe'de beyt├╝lm├óli istedi─či gibi harcamas─▒, ┼čarap i├žti─či sabit oldu─ču halde kendisine had vurulmamas─▒, Abdullah b. Mes'ud'un, Amm├ór'─▒n d├Âv├╝lmesi, bunlarla beraber Eb├╗-Zer'in ve di─čer bir├žok sah├óbinin s├╝r├╝lmesi, ehliyle bulu┼čana, kendisinden inz├ól olmad─▒k├ža gus├╗l┬á ic├ób etmedi─či hakk─▒ndaki fetv├ós─▒, 46. s├╗renin (Ahkaaf) 15. ├óyetinde haml m├╝ddetiyle ├žocu─čun s├╝tten kesilmesinin otuz ay, 2. s├╗renin (Bakara) 233. ├óyetinde s├╝t verme m├╝ddetinin tamam─▒n─▒n iki y─▒l oldu─ču bildirilmesine g├Âre haml m├╝ddetinin en az─▒n─▒n alt─▒ ay oldu─ču anla┼č─▒ld─▒─č─▒ halde evlendikten alt─▒ ay sonra ├žocuk do─čuran bir kad─▒n─▒ recmettirmesi, bayram namaz─▒n─▒ d├Ârt rek'at k─▒ld─▒rmas─▒, seferde namazlar─▒ kasretmemesi, umreyi men etmesi, bayram hutbelerinin namazdan ├Ânce okunmas─▒ gibi ┼čeyler de ashab─▒n, Osman aleyhine d├Ânmesine sebep oldu. Ba┼čta ├éi┼če, Abdurrahman b. Avf, Talha, Z├╝beyr olmak ├╝zere bir ├žok kimseler, ┼čiddetle aleyhinde bulunmaya ba┼člad─▒lar. Sonunda isyan ba┼člad─▒ ve Osman ├Âld├╝r├╝ld├╝ (Osman'─▒n icr├ó├ót─▒ ve i├žtihatlar─▒ i├žin ┼×eyh Zebihull├óh'─▒ Mahall├óti'nin, ana kaynaklara dayanarak meydana getirdi─či "Ke┼čf'├╝l-buny├ón der zindeg├ón├«-├« Cen├ób-─▒ Osm├ón b. Aff├ón" adl─▒ kitab─▒na bak─▒n─▒z, Tehran 1382, 430 sahife).

8- Osman'─▒n ├Âld├╝r├╝lmesinden sonra kendilerine biat etmek hususunda halk─▒n tehacc├╝m├╝n├╝ anlat─▒yorlar. (9) Biatten d├Ânenler anlam─▒nda "N├ókisin" denmi┼čtir. Bu s├Âzde, 48. s├╗renin (Feth), "┼×├╝phe yok ki seninle biatle┼čenler, ancak Allah'la biatle┼čmi┼člerdir; Allah'─▒n (kudret) eli, onlar─▒n ellerinin ├╝st├╝ndedir; art─▒k kim d├Ânerse zarar─▒ kendi nefsinedir ve kim Allah'la ahitle┼čti─či ┼čeyde durursa ona, yak─▒nda b├╝y├╝k bir ecir vard─▒r" me├ólindeki 10. ├óyetine i┼čaret vard─▒r. "Ok yaydan f─▒rlar gibi f─▒rlayanlar" "M├ór─▒kun" diye an─▒l─▒rlar; bunlara ait 4. b├Âl├╝m olan "─░├žtim├ó├«-─░ktisadi hutbeleri"nde, 26. hutbenin ┼čerhindeki 11. notta gereken iz├óh├ót verilmi┼čtir. "─░t├óatten ├ž─▒kanlar", "Kaasit├╗n" diye an─▒lm─▒┼čt─▒r. Kur'├ón-─▒ Mecid'-in 72. s├╗resinin (Cinn), "Ve ger├žekten de bizden, M├╝sl├╝man olanlar da var, do─čruluk yoluna it├óatten sap─▒p zulmedenler de; art─▒k kimler M├╝sl├╝man olurlarsa onlard─▒r do─čruluk yolunu aray─▒p bulanlar. Fakat ger├žekten sap─▒p┬á zulmedenlere gelince,onlar da cehenneme odun olurlar" me├ólindeki 14-15. ├óyet-i kerimelerinde "─░t├óatten ├ž─▒kanlar, sap─▒p zulmedenler", "Kaasit├╗n" diye an─▒lm─▒┼člard─▒r. "M├╝stedrek'├╝s-Sahihayn"de, ├ľmer'in zaman─▒nda, Eb├╗-Eyy├╝b'├╝l Ans├óri'nin (r.a), Ras├╗lullah (s.a.a) Ali b. Eb├╗-T├ólib'e N├ókisin Kaasit├╗n ve M├órikin ile sava┼čmas─▒n─▒ buyurdu" dedi─či riv├óyet edilmi┼čtir. Buna dair "M├╝stedrek"te, "Tarihu Ba─čdad"-da, "├ťsd'├╝l Gaabe"de, Suy├╗ti'nin "D├╝rr'├╝l-Mens├╗r'unda, Kenz'├╝l-Umm├ól'de Mecma'uz-Zev├óid'de, bundan ba┼čka daha on sekiz hadis vard─▒r. "Kaas─▒t├╗n" Mu├óviye ve ona uyanlard─▒r (Fed├óil'├╝l-Hamse, 2, s.358-363).

Bu bahse son verirken ┼čunu da s├Âylememiz gerekir:

Emir'├╝l-M├╝minin Ali (a.s), hil├ófeti kendi hakk─▒ olarak g├Âr├╝-yordu; fakat bu g├Âr├╝┼č Hz. Peygamber'in (s.a.a), tebli─čine dayan─▒yordu; Peygamber'in tebli─čiyse vahye istin├ód etmekteydi; ├ž├╝nk├╝ o, kendi dile─čine g├Âre s├Âz s├Âylemezdi (53, Necm, 3-4). Ras├╗lullah (s.a.a) Ali'ye (a.s) kendilerine, M├╗s├ó'ya H├órun ne menziledeyse o menzilede oldu─čunu bildirmi┼čler, ancak kendilerinden sonra peygamber gelme-yece─čini beyan buyurmu┼člard─▒; onu kendilerine karde┼č edinmi┼člerdi; z├╝rriyetinin ondan gelece─čini bildirmi┼člerdi;┬á daha┬á ilk┬á tebli─člerinde onu kendilerinin veziri olarak tan─▒tm─▒┼člard─▒, halifemdir demi┼člerdi; kendileriyle ayn─▒ yarat─▒l─▒┼čta olduklar─▒n─▒, kendilerinden sonra her inanan─▒n velisi┬á bulunduklar─▒n─▒┬á s├Âylemi┼člerdi; ona s├Âvenin, kendilerine s├Âvm├╝┼č olaca─č─▒n─▒ bildirerek ileride olacaklar─▒ anlatm─▒┼člard─▒; b├╝t├╝n bunlara il├óveten, Veda hacc─▒ndan┬á avdet┬á ederlerken,┬á 5. s├╗re-i celilenin (M├óide) 67. ├óyet-i kerimesine ittibaen Cuhfe denen yerdeki Gadiru Humm'da ashab─▒ toplay─▒p 33. s├╗renin (Ahz├ób) 6. ├óyet-i ker├«mesini hat─▒rlatarak, M├╝minler ├╝zerindeki mutlak vil├óyetini tasdik ettirdikten sonra Ali'yi M├╝minlere veliyy-i emr tayin buyurmu┼člard─▒ ve ashab, onu kutlam─▒┼č, ona biat etmi┼čti (B├╝t├╝n medrekleriyle bu hadisler i├žin "Fed├óil'├╝l-Hamse'ye 1, s.299-406, merhum ├éyetullah Abd├╝l-Huseyn ┼×eref├╝ddin'in "El Mur├óca├ót"─▒na, Necef 1383, s.202-222, ├éyetullah Ahmed Emini'nin "El-Gadir" adl─▒ muhalled kitab─▒na ve "Hz. Muhammed ve ─░sl├óm" adl─▒ eserimize bk. (Milliyet k├╝lt├╝r kul├╝b├╝ yay─▒nlar─▒, ─░st. 1969 s.168-174).

Bu hutbenin ┼×erif Radi taraf─▒ndan uyduruldu─čunu s├Âyle-yenlerde olmu┼čtur. Ancak, Seyyid Radi, hicri 359 da (969-970) do─čmu┼č, 406 Muharreminde (1015) Ba─čdad'da ebediyete intikal etmi┼čtir. Halbuki ondan 176 y─▒l ├Ânce vef├ót eden Haf─▒z Yahy├ó b. Abd├╝lhamid-i Himm├ón├«, 246 da (860) vefat eden┬á Ebu┬á C├ó'fer┬á Ahmed┬á b. Mehmed'├╝l-Bark├«, 303'te vef├ót eden (915) Ebu-Aliyy'├╝l-Cubb├ó├«, 312 de vef├ót eden (924) Eb├╝'l-Hasan Ali b. Fur├ót, 317 de vef├ót eden (929) Eb├╝'l-Kaas─▒m'├╝l-Belh├«, 332 de vef├ót eden (943) Eb├╗-Ahmed Abd├╝l'aziz'├╝l-Cel├╗diyy'il-B─▒┼čr├«, 360 da vef├ót eden (970) H├óf─▒z S├╝eyman b. Almed'├╝t-Taber├ón├«, 381 de vef├ót eden (991) Eb├╗-Ca'fer ─░bn-i B├ób─▒veyh'il Kumm├«, 382 de vef├ót┬á eden (992) Eb├╗-Ahmed Hasan b. Abdull├ó'il-Asker├«, 412 de vef├ót eden (1021) Eb├╗-Abdullah Mufid, 415'te vefat eden (1024) Kaadi Abd├╝lcebb├ór'├╝l-Mu'tezili, ├že┼čitli yollarla kitaplar─▒nda bu hutbeyi anm─▒┼člar, yazm─▒┼člar, kendisinden sonra da "Lis├ón'├╝l-Arab" sahibi Eb├╝'l-Fadl Cemal├╝ddin (711 H. 1311) ve Kaam├╗s s├óhibi Fir├╗z├óbadi'ye kadar (816-817 H. 1413-1414) on be┼č bilgin bu hutbeden bahsetmi┼čtir (El-Gad├«r, 7, ikinci bas─▒m, s.82-85). Kald─▒ ki s├Âz, ├╝sl├╗ptan anla┼č─▒l─▒r ve hutbenin usl├╗bu tamam─▒yla Emir'├╝l-M├╝minin'in (a.s) ├╝sl├╗budur.

9- 3, 14.

10- ─░bn-i Abbas, Vallahi demi┼čtir, bu s├Âz├╝n yar─▒m kalma-s─▒na eseflendi─čim gibi hi├žbir s├Âze eseflenmedim; Emir'├╝l-M├╝minin (a.s) ne olurdu, diledi─či gibi s├Âyleseydi.


Comments (0)

 

Kitap

Bu Kitab─▒ Okudunuz mu?
Reklam
"─░slamiyetin ├ľz├╝ Ger├žek Alevilik" bu kitap Alevili─čin ne oldu─čunu, nas─▒l bir inan├ž oldu─čunu, k─▒sa ve ├Âz bir ┼čekilde anlatacak ve Alevi karde┼člerimizin kendi inan├žlar─▒n─▒ anlamalar─▒na yard─▒mc─▒ olacakt─▒r.

Facebookta Payla┼č

Sayfay─▒ Facebookta Payla┼č─▒n

Arkada┼č─▒na Tavsiye Et

Aleviyyun.com © 2009 Arap Alevi Bilgilendirme Sitesi